Van Kleiss’in aslında geçmişe, Mısır’ın Eski Krallık dönemine gönderildiği ortaya çıkar. Burada Gharun Set’i ve Sfenks’i yaratır ayrıca Kayıtlar Salonu’ndaki teknolojiyi de kendisini kendi zamanına döndürmenin bir yolu olarak tasarlar. Ancak Van Kleiss, peşine düşen gizemli bir güç tarafından kovalanmaktadır. Bu varlığın, fiziğin yasalarına aykırı olduğu için kendisini yok etmeye çalışan “zaman-mekânın antikoru” olduğuna inanır. Onun elinden kurtulmayı başarır ve bir tür zaman makinesine benzeyen cihaza girer. Yüzyıllar sonra, MS 2. yüzyılda uyanır ve Romalı askerler tarafından yakalanır. Antik Roma’daki Kolezyum’a götürülür burada İmparator Septimius Severus’un gözünde tanrı mertebesine yükselir. Ardından cihazını onarır ancak gizemli varlık peşini bırakmadığı için çaresizce çağlar boyunca sıçrayarak eve dönmeye çalışır. Günümüzde Rex, Van Kleiss’in izini Paris’te bulur ve cihazın aslında bir zaman makinesi değil, nanitlarını koruyan bir saklama haznesi olduğunu öğrenir. Bu yüzden Van Kleiss, geçen her saniyenin bilincindedir. Rex onu makineden çıkarır ve gizemli varlıkla yüzleşir. Onun aslında, Van Kleiss’in kendisine bağladığı cihaz yüzünden onunla birlikte zamanda sürüklenen Değişken olduğu ortaya çıkar. Rex cihazı yok eder Değişken ortadan kaybolur. Yaşadıklarının etkisiyle akıl sağlığını yitirmiş gibi görünen Van Kleiss ise Providence tarafından ele geçirilir. Kara Şövalye yanına gelir ve kim olduğunu bilip bilmediğini sorar. Van Kleiss ise bildiğini fakat aradan çok uzun zaman geçtiğini söyler.
Yorumlar